SEN AĞLAYINCA Fırtınalar kopan yüreğimde Sesin ilacım olurdu Güldüğünde, kahkahalarında Yedi rengini bulurdum güneşin Çok uzaklardan Sarılır boynuna saçlarını okşardım Ben O zamanlar geceleri mutlu uyurdum… Sen ağlayınca; Bir kara bulut çökerdi Ankara ufuklarına Şimşekler çakar,yıldırımlara esir düşerdim En yorgun zamanlarıma yağardı yağmurlar Sana dokunamaz olurdum uzaklardan Ben O uzun gecelerde artık hiç uyumazdım… Sen hep ağlardın Senin ağladığına üzülür,ağlardım. Kangren olurdu çaresizliğim Yorgunluğum aklıma gelmezdi Eskimişti yüreğim Dayanılmaz acılara gark olmuştum Kestim attım çaresizliğimi Kesin ve köklü çözümü bulmuştum Bir defa ağladım bir defa yandım bir defa öldüm Senin göz yaşlarına hiç dayanamazdım… Bir parkta,koca çınarların altında Şimdi güneşli bir sonbahar günü Yere düşen yaprakları seyrediyorum Yüreğimce yorgun,gözlerimce ıslak. El ele tutuşup yürümüyoruz kaç zamandır Başın artık omzuma yaslanmış değil Bende göz yaşların kalmış Yörük güzeli Bilseydim,söz dinleseydi eğer yüreğim Ben o geceler de sana bel bağlamazdım… Sen beni hiç özledin mi? Gel dedin mi? Hani oldukça tanıdıktı çocukluğumuz Bir bilinmez zamandan beri Sarmaş dolaştı ruhumuz Bile bile gelmeyeceğini gel dedim de Bu kadar kırılacağımı bilseydim Ben sana hiç gel demezdim… Sen ağlayınca; Prangalara vuruluyor ellerim Yüreğim çengellere asılıyor İşkencem oluyor yokluğun Yörük güzeli Bilmezsin sen Sen ağlayınca ben nefes alamazdım… Bir daha ağlama diye Seni böyle öldürdüm içimde ey can Sen ağlayınca hep ben ölürdüm… |